Pablo Picasso'nun kübist tarzında, minimalist bir illüstrasyon. Turuncu, gri ve toprak tonlarının hakim olduğu görselde; kendi yansımasına sarılan figürler, çatlayan bir kabuk metaforu ve zamanı simgeleyen saat ve rakam küpleri yer alıyor.

İçinden Geçiyorum Zamanın

Okuma Süresi: 2

Kabuk değiştirme zamanımızın geldiğini kulağımıza fısıldayan o iç sesi, duyar duymaz geriye, en diplere itiveririz.

Vakti, en acımasız hâliyle gözümüze sokan o an çatıp geldiğinde; iç ses bir bahane olur ve kabuk çatırdar: İçten dışa ya da dıştan içe… Yaralanırız rakamların ve vakitlerin ardına sığındığı zaman dilimlerinde. Bazen “üç vakte kadarlar” uzanır gider, kimi zaman ise her şey belli belirsiz bırakılır.

Büyümek dediğimiz şey budur belki de. Ayna olmak mühimdir. Kendi sırrımızı çözemediğimiz an; en yakınımız ya da hiç tanımadığımız biri, aynada kendimize bakıyormuşuz hissiyatı verir bizlere. “Vesile olmak” dediğimiz de budur işte. Yine bir turuncu samimiyeti, en halis hâliyle çalındı göz bebeklerimin önüne.

Bazı hâller ve bazı duruşlar vardır ki, fırından yeni çıkmış taze ekmek kokusu gibidir; üşüşür burnunuzun deliklerine. Dil suskunlaşır o vakitlerde. Haykırış boğaza takılır, gözler buğulanır. Ömrümüze bir hediye paketi misali sunulan o insanları hiç kaybetmek istemeyiz.

O kırmızı kurdeleyi açtım ve içinden çıkan yansımama kollarımı aça aça sarıldım. Yol uzun mudur, yolculuk hangi zaman dilimindedir bilemem. Bilmek de istemem. Mühim olan hislerdir; ruhunuza çalınan renklerdir. Turuncuya sardım bugünlerde.

Adım, iki vakte kadar çıkabilir deliye…

Yazarın Dünyasından

Simgeler, çizgiler ve soyut desenlerle bezelenmiş, kırmızı, sarı, mavi ve siyah renkli küçük kare kutulardan oluşan yatay kompozisyonlu duvar yüzeyi.

Hayalî

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK, dijitalleşmenin edebiyatı ve okuma kültürünü dönüştürdüğü çağı sorguluyor.
Kıyıdaki suda ayakta duran ve bacakları suya batmış, parlak kırmızı renkte, büyük ve bükülmüş bir figür. Bu figürün başının üzerinde karışık kırmızı çizgilerden oluşan bir karmaşa ve dikenli teller yer alıyor. Figür, kendisinden çok daha küçük bir çocuğu tutuyor veya kucaklıyor. Çocuk, beyaz bir üst ve sarı, noktalı bir etek giymiş ve arkadan görülüyor. Çevresinde su bitkileri, yosun kaplı kayalar ve arkada gri bir gökyüzü ile uzak bir kıyı şeridi uzanıyor.

Zamanın İçinden Geçerken

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK, avukat Seyyal’in boy aynasıyla girdiği sarsıcı diyalog üzerinden şekillenen bu psiko-drama metni ortaya koyuyor.