Edebiyatın mor tınısı; kadın dayanışması ve üretimi.

En Yeniler

Miskinler ve Kıyamet

Havva AĞRAL

Safiye Sultan

Meral Kutluğ İLSEVER

Gülten Akın’ın İlahiler’i Üzerine

Haden ÖZ

“Lüzumsuz Kadın  Rabih Alameddine” Üzerine Konuşmalar

Hülya ve Gonca’nın Rabih Alameddine’in Lüzumsuz Kadın romanı üzerine yaptığı, Beyrut’un tarihi ve edebiyatın gücünü ele alan derinlikli bir söyleşi.

Miskinler ve Kıyamet

“Bozgunun Anatomisi: Pas, Alkol ve Bir Mahallenin Kıyameti” Bir yanda modifiye egzoz sesleriyle yankılanan bıçkın bir sokak, diğer yanda kendi içindek

Safiye Sultan

Balkanlar’dan Anadolu’ya taşınan kadim bir dostluk; Safiye Sultan ve Zehra’nın Rumeli türküleri ve paylaşılan acılarla örülü hüzünlü hikâyesi.

Gülten Akın’ın İlahiler’i Üzerine

u metin, Türk şiirinin zarif ve direngen sesi Gülten Akın’ın, 12 Eylül askeri darbesinin yarattığı karanlık atmosferdeki tanıklığını merkezine alıyor.

Ontolojik İtiraz

Toplumsal kalıpların ve sembolik inançların ötesine geçmeyi amaçlayan, gerçek hakikati mekânlarda değil kendi merakında ve varlığında bulan bir keşif.

Sokak Lambası

Kilitli bir sandığın gizemini çözmeye çalışan bir zihin.

Yeraltının Öfkeli Damarı

Çocukluk travmalarını, doğayı ve taşın sessizliğini sırdaş edinen bir ruhun; aile, şiddet ve aidiyet üzerinden şekillenen hüzünlü büyüme hikâyesi.

Sararmış Bir Fotoğraf

Normal Bir Hayatın Olağanüstü Anı: Anmak mı, Yaşamak mı?” “Çok güldük, kesin başımıza bir şey gelecek” korkusuyla büyümek.

Unutma Beni

Hülya Bilge Gültekin’den hafızanın dehlizlerinde yankılanan bir yüzleşme. Kayıp bir mektup ve yağmurlu bir sokakta kesişen iki yarım hatıra.

Çadırlara Vuran Güneş

Deprem sonrası bir yardım kuyruğunda kesişen hayatlar. Bekleyişin yakıcı sıcağında, bir hijyen paketi umuduyla yaşanan gerginlik ve hayal kırıklığı.

Gaye Boralioğlu’ndan “Meçhul”

Gaye Boralıoğlu’nun Meçhul’ü; bir kayboluşun peşinde toplumsal sessizliği, vicdanı ve hayatın ölümden daha ürkütücü olduğu o karanlık dibi sorguluyor.

Sandık…

Kilitli bir sandığın peşinde deliliğe uzanan amansız bir arayış. Geçmişin yüküyle balkondan aşağı süzülen trajik bir yüzleşme ve kanlı bir veda.

Kendim ve Ben

Otuz metrekareye sığan sarsıcı bir esaret.Elif Akşahin’den tutsaklık, özgürlük ve Stockholm Sendromu’nun kıyısında, sarsıcı bir yol ayrımı hikayesi.

Sessizliğin İçindeki Adam

Sağanak yağmur altında kimsesiz bir park ve karanlıkta beliren bir gölge. Kaderle yüzleşmenin eşiğinde, soğuk ve gizem dolu bir yalnızlık hikâyesi.

Yüksel Caddesi

Mülkiyeliler Birliği’nde bekleyişle demlenen hüzünlü bir yüzleşme. “Saat yedi demiştiniz ama o yine gecikti. “