KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Edebiyatın mutfağına, kuramına ve eleştirisine dair bakışlar.

KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Kolektif Bellek

Görsel, retro ve sürrealist dijital kolaj tarzında hazırlanmış geniş açılı yatay bir kompozisyondur.

Tayyareyle Atina, Oradan da Girit…

Seyhan CAN’ın kalemiyle “Tayyareyle Atina, Oradan da Girit…”, Ege’nin mavi sularında yankılanan kadim mitlerin, ortak Akdeniz kültürünün ve mübadeleyle bölünmüş ortak bir coğrafyanın izini süren samimi bir gezi yazısıdır.
Rönesans'ın ve Özgürlüğün Aydınlığı

Rönesans’ın Çok Boyutlu İnsanı 

Mesut ŞENOL’un kaleme aldığı bu yazı, Rönesans’ı yalnızca klasik kültürün canlanması olarak değil, insanın çok boyutlu bir varlık olarak yeniden keşfedildiği derin bir zihniyet dönüşümü şeklinde ele alıyor.
Gözlüklü, kır saçlı ve sakallı bir erkeğin duvardaki soyut motifler önünde yukarıya doğru baktığı kara kalem portre çizimi

Nurhayat Teke ile Söyleşi / Yorum

İlkay COŞKUN’un Havamız Olsun adlı eseri, hava, su ve mevsimler gibi doğa unsurlarını yalnızca fiziksel birer gerçeklik olarak değil; insanın iç dünyasını, ahlaki duruşunu ve varoluşsal arayışını anlamlandıran çok katmanlı metaforlar olarak ele alıyor.
Metne Dönüşen El

İç Sesten Toplumsal Duyarlılığa Yolculuk

Mesut ŞENOL, bu denemesinde edebiyatçının içsel dünyası ile toplumsal sorumluluğu arasındaki hassas dengeyi masaya yatırıyor.
Yatay Düzenlenmiş Mitolojik ve Doğa Temalı Panoramik İllüstrasyon

Karanlığın İlk Sesi: Anlatının Doğuşu Üzerine

Erinç BÜYÜKAŞIK, anlatının kökenini saf bir yaratılış coşkusundan ziyade insanın kaosla kurduğu ontolojik bir pazarlık ve yas tutma biçimi olarak ele alıyor.
Detaylı kara kalem çiziminde, koyu renk gömlek giymiş ve kolları kavuşturulmuş bir erkek figürü, sonsuz gibi görünen ve tavana kadar uzanan antika kitap raflarının önünde duruyor. Arka plandaki kütüphane, çizimin sağ tarafına doğru yatay olarak genişletilmiş ve yumuşak bir şekilde detaylandırılmış. Figürün yüz ifadesi ve duruşu orijinal fotoğraftakiyle aynı; arka plandaki aplik lambalar da çizimde mevcut. Çizim, dokulu kağıt üzerine yapılmış yüksek kaliteli bir grafik çalışma izlenimi veriyor.

Nurhayat Teke ile Söyleşi/ Yorum

Nurhayat TEKE’nin yazar Engin KÜKRER ile gerçekleştirdiği bu derinlikli söyleşi; sıkışmışlık, yabancılaşma ve varoluşsal gerilim ekseninde şekillenen “Kulübedekiler” adlı öykü kitabının arka planını gözler önüne seriyor.
Yatay İllüstrasyon: Nehirde Kürek Çeken Kişi

Poetik Okumalar

Yazar Bünyamin DURALİ’nin şiir, ideoloji ve edebiyat gelenekleri üzerine kaleme aldığı bu düşündürücü metin; şiirde dogmatik ve sekter yaklaşımları eleştirirken, farklı dünya görüşlerine sahip şairlerin eserlerine karşı geliştirilmesi gereken estetik ve kapsayıcı yaklaşımın altını çiziyor.
Yakup Ömer Sarıca’nın Düzeyli Nesnelliği ve "Mefluç Beygirler" Üzerine

Yakup Ömer Sarıca’nın Düzeyli Nesnelliği

Bünyamin DURALİ, Yakup Ömer SARICA penceresinden edebî vasatı, eleştirinin çoraklaşmasını ve ölçü kaybını ele alıyor.
Bir gölge figürün, diğerine mavi-beyaz bir maske uzattığı an.

Dorian Gray’in Portresine Jungiyen Bir Bakış

Cihat YILDIZ, bu yazısında Oscar Wilde’ın başyapıtı Dorian Gray’in Portresi, Carl Gustav Jung’un psikoanalitik arketipleri ışığında incelendiğinde, estetik bir romandan öte, insan psişesinin derinliklerindeki trajik bir bölünmenin hikâyesine dönüştüğünü vurguluyor.
Kral Kuşun Yuvası

Zihindeki Çakıl Taşı

Havva AĞRAL’ın bu metni, yokluk, pedofili, çocuk istismarı ve savaş gibi insan zihnini derinden sarsan ağır toplumsal meselelerin sinema, edebiyat ve gerçek dünya ekseninde ele alıyor.
Rıfat Mertoğlu - Kara Kalem Portre

Nurhayat Teke ile Söyleşi/ Yorum

Rıfat MERTOĞLU’nun hafıza, acı, sürgün ve dengbêjlik geleneği ekseninde şekillenen romanı Dengbêjin Dönüşü, Nurhayat Teke’nin kaleminden derinlemesine bir söyleşi ve incelemeyle ele alınıyor. Eserdeki bireysel ve toplumsal katmanların, modern insanın yabancılaşmasının ve “söz”ün iyileştirici gücünün masaya yatırıldığı bu çalışma, okuyucuyu hem hüzünlü hem de direniş dolu bir kültürel hafıza yolculuğuna davet ediyor.
Bu görsel, zengin dokulu bir baskı ve illüstrasyon tarzında oluşturulmuş, antik Pers saray sahnesini betimleyen geniş bir panoramadır. Geleneksel saray salonu, üstte kanatlı boğa ve servi ağacı rölyefleriyle süslü ve sütunlu bir mimariye sahiptir. Zemin, karmaşık desenli zengin kırmızı ve mavi halılarla kaplıdır ve halıların üzerinde altın paralar ile fildişi törensel içki boynuzları (rhyton) dağınık halde durmaktadır.

Kaosun Bahçıvanı

Erinç BÜYÜKAŞIK’ın bu yazısında; Gılgamış Destanı’nın mitolojik ve teolojik köklerinden Enuma Eliş’in kozmik savaşlarına, Çatalhöyük’ün evcil ekonomi ile yabanıl sembolizm arasındaki çelişkili yapısına insanlık tarihinin en kadim anlatıları, mitleri ve inanç sistemleri antropolojik, felsefi ve edebi bir perspektifle ele alınmaktadır.
Zamanın Ötesine Yükseliş

Tanpınar’ın Gözüyle Şair

Bünyamin DURALİ, bu metninde edebiyat eleştirisinde yapıt ile yazarın kişiliğinin kesin çizgilerle ayrılması gerektiğini irdeliyor.
Dr. Lera Boroditsky, sahne perdesi önünde, siyah giysiler içinde, elleri çırpma veya anlatma pozisyonundayken ve mikrofon önündeyken görüldüğü renkli kalem çizimi.

Dil, Düşünce ve Kültür Üstüne

Mesut ŞENOL’un çevirdiği Dr. Lera Boroditsky ile gerçekleştirilen bu röportaj; dilin düşünce, hafıza ve kültür üzerindeki derin etkilerini bilişsel bilim ve dilbilim penceresinden ele alıyor.
Andrei Tarkovsky Portre Çizimi

Saf İyiliğin Dışlanmışlık Tarihi

Cihat YILDIZ, Andrei Tarkovsky’nin Nostalghia (1983) filmindeki sarsıcı “Bir Delinin Haykırışı” sahnesini odağına alan bu yazı, Domenico karakterinin modern dünyaya yönelttiği felsefi eleştirileri ve onun “deli bilge” kimliği üzerinden toplumsal duyarsızlığı derinlemesine irdeliyor.
Birleştirilmiş kağıt parçalarından yapılmış, detaylı bir kolaj çalışması olarak tasarlanmış tek bir papatya çiçeği. Çiçeğin beyaz ve pembe tonlarındaki yaprakları, çeşitli eski kitap sayfalarından ve yıpranmış kağıtlardan kesilmiş metin ve görsel parçalarından oluşuyor. Merkeze doğru, yapraklar yanmış, buruşmuş ve yırtık dokular gösteriyor. Belirgin ve dokulu sarı bir polen diski, kahverengi tonlarındaki kağıtların katmanlarıyla çerçevelenmiş. Sağ alt tarafta, çiçek başının hemen altında, dokulu bir yeşil yaprak yer alıyor. Tüm çalışma, temiz ve dokulu bir krem rengi kağıt arka plan üzerinde merkezlenmiş.

Lirdemeti Üzerine Söylenmiştir

Hayrettin GEÇKİN’in şiir evrenine ve içsel yolculuğuna ışık tutan Lirdemeti, okuru vicdanın, acının ve hayatı yeniden kurma çabasının izinde derin bir sorgulamaya davet ediyor.
Yüklenen fotoğrafın ayrıntılı bir karakalem çizimi. Görselde, hafif sağa dönük duran, kısa saçlı ve sakallı bir adamın portresi yer almaktadır. Üzerinde deri bir ceket ve kazak bulunmaktadır. Çizim, orijinal fotoğrafın yatay formatına uygun olarak siyah ve gri kurşun kalem tonlarıyla kağıt üzerinde detaylı gölgelendirmelerle yapılmıştır.

Nurhayat TEKE ile Söyleşi/Yorum

Nurhayat TEKE’nin konuk ettiği şair Arif Onur Solak ile gerçekleştirilen bu söyleşi, Ecza Deposu kitabının şiir evreni üzerinden modern insanın içsel dağınıklığını, geç kalmışlık duygusunu ve çağın politik gerçekliklerini ele alıyor.
lk Çağ Filozofu ve Felsefi Kompozisyon

Eğitimin Dünü, Bugünü

Fatih OTO’nun kaleme aldığı bu kapsamlı metin, felsefenin İlk Çağ’da ortaya çıkışından başlayarak Thales, Pisagor, Sofistler, Sokrates ve Aristoteles gibi temel figürlerin düşünce sistemleri üzerinden aklın, bilginin ve ahlakın gelişimini inceliyor.
Edebi Eser ve Portre Kompozisyonu

Nurhayat Teke ile Söyleşi/Yorum

Nurhayat TEKE’nin İlhami Sidar’la gerçekleştirdiği bu kapsamlı söyleşi; yazarın Bizi Tüketen Ateş adlı romanının arka planını, savaş ve aşk metaforlarını, hafıza-mekân ilişkisini ve çok dilliliğin karakter dünyasına etkilerini derinlemesine masaya yatırıyor.
John Steinbeck Portresi ve Gazap Üzümleri Temalı Çizim

John Steinbeck: İnsan Onurunun ve Umudun Evrensel Yazarı

Filiz CİVANER’in kaleme aldığı bu özgün edebiyat denemesi; John Steinbeck’in Gazap Üzümleri, Fareler ve İnsanlar ve Cennetin Doğusu gibi ölümsüz eserleri üzerinden yazarın insan onuruna, umuda ve doğaya bakışını derinlemesine inceliyor.
Deniz Göktaş - "Ölü Deniz" Stand-up Gösterisi Pastel Boya İllüstrasyonu

Politik Hiciv ve “Ölü Deniz” İzdüşümleri

Erinç BÜYÜKAŞIK, bu yazısında Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” (2026) adlı stand-up gösterisini inceleyerek, Türkiye’deki politik mizahın geleneksel hiciv çizgisinden sıyrılıp siyasetin bireyin gündelik hayatına, psikolojisine ve bedenine sızan etkisini ele aldığını belirtmektedir.
Pastel Tonlarda Katmanlı Profil İllüstrasyonu

Dil Bağı mı, Kan Bağı mı?

Emin SALMAN’ın kaleminden dilin, sözcüklerin ve kelamın insan varoluşundaki mutlak gücünü, mülkiyet ve inanç kıskacındaki toplumsal açmazlar üzerinden sorgulayan derinlikli bir felsefi anlatı.
Beyaz kürk kapüşonlu örgü bir kazak giyen, uzun koyu saçlı genç bir kadının siyah-beyaz kara kalem portre çizimi. Sağ eliyle saçını düzeltiyor ve doğrudan kameraya bakıyor. Arka planda yumuşak, bulanık gölgeleme var.

Şair ve Korkuları

Nurhayat TEKE kaleme aldığı röportaj ışığında “Şair ve Korkuları” izleğiyle Onur AKYIL’ın şiirindeki kavram dünyası, şair ve okurun edebiyat dünyasındaki konumu radikal bir biçimde sorguluyor.
Çok katlı, kare formunda sarmal bir merdiven boşluğundan yukarı doğru bakış açısıyla çekilmiş siyah-beyaz bir sürrealist fotoğraf. Her katın korkuluklarından aşağı doğru bakan çok sayıda üniformalı kadın (hemşire veya öğrenci) yer alıyor. En üstteki kare boşluğun merkezinde ise gökyüzü yerine aşağıya doğru bakan devasa, illüzyonist bir göz illüstrasyonu görünüyor. Duvarlarda klasik kabartmalar ve posterler asılı.

Cesur Yeni Dünya Üzerine Bir İnceleme

Ruşen Doğan NAR’ın bu metni, distopya türünün asıl amacının geleceği tahmin etmek değil, muhtemel felaket senaryolarına karşı toplumu uyararak önlem alma motivasyonu sağlamak olduğunu vurguluyor.
"Ünlü yazar Yaşar Kemal'in, Vincent van Gogh'un post-empresyonist resim tarzında yapılmış canlı renkli bir portresi. Arka planda parlak, spiral şeklinde dönen sarı bir güneş, gökyüzünde dalgalı mavi fırça darbeleri, pamuk kozaları ve kırmızı gelinciklerle dolu Çukurova tarlaları ile selviler yer alıyor."

Çukurova’da Edebiyatın Tadı

Levent ARIÇ bu etkileyici yazısı, Homeros’tan Halikarnas Balıkçısı’na, Nâzım Hikmet’ten Ahmed Arif’e kadar uzanan zengin bir mirasla, Anadolu coğrafyasının toplumsal trajedilerini, köklü acılarını ve bitmek bilmeyen edebi bereketini gözler önüne seriyor.
Sevgi Soysal'ın daktilo başında yazı yazarken çekilmiş siyah beyaz fotoğrafı şeklinde yazılmalıdır.

1950-1980 Türkiyesi’nde Bir “Sivil Hafıza” Arayışı

Erinç BÜYÜKAŞIK, bu makalesinde, Türkiye modernleşmesinin en sancılı kesiti olan 1950-1980 dönemini, devletin monolitik ve doğrusal ilerleme söyleminin ötesine geçerek sivil bir perspektifle masaya yatırıyor.
Koyu yeşil-mavi renkli bir yazı tahtası önünde duran ve elindeki tebeşirle beyaz bir kuş yuvasından çıkan ipi takip ederek tahtaya çizimler yapan bir adam. Tahtanın her iki yanında jeolojik katmanlar, kalpler, denklemler, kimyasal formüller, haritalar ve felsefi semboller yer alıyor.

Poetik Notlar

Bünyamin DURALİ’nin “Poetik Notlar” başlığı altında bir araya getirdiği bu üç parçalı metin, toplumsal yozlaşma, mekanikleşen sanat algısı ve edebiyat dünyasının etik sınırları üzerine inşa edilmiş sarsıcı bir eleştiridir.
an Gogh'un post-empresyonist tarzında, kalın fırça darbeleri ve canlı renklerle yeniden yorumlanmış yatay Victor Hugo anma afişi. Merkezde Victor Hugo portresi, arka planda sarı buğday tarlaları ve dönen girdaplı mavi gökyüzü, yanlarda ise yazarın hayatından tarihler ve eserlerinin isimlerini içeren dekoratif madalyonlar yer alıyor.

Bir Trajedinin Romanı

Enver KARAHAN’ın bu yazısı; Notre Dame’ın Kamburu romanını sadece bir aşk ve dram hikayesi olarak değil; mimari, kader, toplumsal ikiyüzlülük, adalet ve bastırılmış duygular ekseninde ele alan edebi bir incelemedir.
Edgar Allan Poe'nun Soyut Portresi

Edgar Allen Poe ve Düşün İzinde Okumalar

Emrecan DOĞAN, Küçürek Düş Öyküleri adlı kitabının yazım sürecini, Edgar Allan Poe’nun düzyazı şiiri Eureka ile kurduğu tematik bağı ve bu eserin Mythos Kitap etiketiyle yayımlanma hikâyesini anlatıyor.
Van Gogh’un "Yıldızlı Gece" stiline benzer, kalın fırça darbeleriyle yapılmış; sarı bir duvar önünde oturan bir adamın gölgesini, yanındaki kediyi ve duvara yansıyan ağaç gölgelerini içeren yatay illüstrasyon.

Oyun Yerindeki Kalabalık

Aslan ERDEM’den Kemal Tahir ve Oğuz Atay’ın eserleri üzerinden “Türkiye’nin Ruhu” kavramını ve toplumsal kalabalıkların karanlık yansımasını inceleyen edebi analiz.
Vincent van Gogh'un post-izlenimci tarzında, kalın impasto fırça darbeleriyle oluşturulmuş yatay bir yağlı boya tablo. Eser, Ahmet Hamdi Tanpınar'ın portresini merkezine alan karmaşık bir kolaj ve manzara kompozisyonudur. Sol tarafta renkli, dokulu kumaş şeritleri ve Arap kaligrafisi yer alırken, sağda Tanpınar'ın Bursa üzerine yazdığı metinlerin olduğu gazete kupürleri ve 'Yıldızlı Gece' tarzında girdaplı bir gökyüzü ile selvi ağacı görülür. Tanpınar'ın ceketinin üzerinde üç beyaz etiket içinde "Ne / İçindeyim zamanın / Ne de / Büsbütün dışında;" şiiri yazılıdır.

Tanpınar’ın Gözüyle Şair

Bünyamin DURALİ’nin Tanpınar’ın Cahit Sıtkı Tarancı yorumu üzerinden edebiyat eleştirisinde nesnellik, etik değerler ve yapıt-sanatçı ilişkisi üzerine bir incelemesi.
Abbas Kiyarüstemi'nin "Rüzgar Bizi Götürecek" filmindeki sahnelerden ilham alan, Vincent van Gogh'un Post-Empresyonist tarzında bir yağlı boya tablosu. Sahne, sırtı dönük iki adamın altın sarısı ve ocher renkli, dokulu buğday tarlaları arasındaki toprak yolda bir motosikletle (moped) gidişini gösteriyor. Motosikletin arkasındaki kutuda kırmızı bir hilal sembolü ve altında "Van Gogh Style" yazısı yer alıyor. Arka planda mavi, mor ve violet tonlarında dalgalı dağlar ve üzerinde girdaplı, helezonlu beyaz ve mavi bulutlarla dolu dramatik bir gökyüzü yükseliyor. Sağda, uzaklarda toprak yolda küçük bir araba görülüyor. Ön planda dokulu buğday sapları ve sağda yabani otlar yer alıyor. Renkler canlı ve fırça darbeleri belirgin.

Bir Sinema Şiir Buluşması: ‘Rüzgar Bizi Sürükleyecek’

Erinç BÜYÜKAŞIK’tan Abbas Kiyarüstemi sinemasında şiir, doğa ve varoluş; “Rüzgar Bizi Sürükleyecek” filmi üzerinden modern aydın ve taşra analizi.
Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tablosunu andıran, sarmal mavi gökyüzü, yıldızlar ve hilal ile dolu bir arka plan önünde, savaşın yıktığı, harabe halindeki binaların arasında oturan, elinde baston olan yaşlı bir adamın sürrealist bir yağlı boya tablosu. Adamın hemen yanında, sarmal desenlerle kaplı, terk edilmiş iki paletli dozer görülüyor. Ön planda karla kaplı alanlar ve sağda zeytin ağaçları, uzakta ise sarmal bir orman dokusu yer alıyor. Eser, kalın impasto fırça darbeleriyle oluşturulmuş.

Niçin Kötülük Var?

Mehmet Ali GÜNER’den Tanrı’nın varlığı ve mutlak iyiliği ile dünyadaki acıların çelişkisini, özgür irade ve ruhsal gelişim gibi felsefi argümanlarla inceleyen bir yazı.
Kara kalem çizim tekniğiyle hazırlanmış, takım elbiseli ve kravatlı iki adamın portresi. Arka planda üzerinde "LENIN" yazan ve şemalar bulunan bir kara tahta yer alıyor.

Tufan Taştan ve “Sen Ben Lenin”

Ozan KARA’dan Tufan Taştan’ın ödüllü filmi “Sen Ben Lenin” üzerine politik mizah, şiir-sinema ilişkisi ve kolektif bellek temalı kapsamlı bir röportaj.
Vincent van Gogh'un post-izlenimci tarzında, yoğun fırça darbeleri ve sarmal desenlerle resmedilmiş bir oda içi sahnesi. Merkeze yakın, üzerinde Çince yazıların olduğu eski ahşap bir kapı ve kapının üzerinde yanan bir fener yer alıyor. Odanın tüm duvarları yoğun el yazısı metinlerle kaplıyken, tavan ve köşeler Van Gogh'un "Yıldızlı Gece" eserini andıran mavi ve altın sarısı sarmal girdaplarla dolu. Sağ alt köşede üzerinde rulo kağıt ve yazı takımı olan küçük bir ahşap masa bulunuyor.

Tarih Yazıcılığı Üzerine

Emin SALMAN’dan resmi tarihin pembe yalanlarla örülü olduğunu savunan bu deneme, fetih ve kıyımları yücelten, “ötekinin” acısını görünmez kılan tarih yazıcılığına sert bir itiraz yöneltiyor.
Kömür ve tebeşir tarzında, yatay formatta hazırlanmış Kafkaesk bir endüstriyel sahne. Tekrarlayan devasa borular ve mekanik yapılar arasında, yüzleri belirsiz figürlerin sonsuz bir perspektifte monoton bir şekilde çalıştığı kasvetli bir fabrika ortamı görülüyor.

Grizu/Yorgun Ölüler

Cihan ERDOĞAN, Muzaffer Oruçoğlu’nun Grizu romanını inceliyor: Zonguldak maden işçilerinin tarihi, sömürü düzeni ve yer altından gelen uğultu.
Karakalem ve kolaj tarzında, yatay formatta hazırlanmış sürrealist bir illüstrasyon. İki devasa siyah siluet el, aralarında gerili ince beyaz sicimlerle küçük, beyaz bir çocuk figürünü askıda tutuyor. Sağdaki elin altında tek bir göz motifi yer alıyor. Arka plan dokulu gri tonlarda ve kompozisyon, "Screenshot 2026-04-30 at 14.21.46.jpg" dosyasındaki temaları yatay bir düzlemde genişletiyor.

Yas Günlüğü

Mevlüt ASAR, ölümün kaçınılmazlığını şairlerin dizeleriyle sorguluyor. Şiirin sağaltıcı gücüyle harmanlanmış derin bir yas ve yaşam günlüğü.
Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tarzında, girdaplı fırça darbeleriyle yapılmış sürrealist bir yağlı boya tablosu. Merkezde mavi bir şemsiyeyle sola bakan üzgün bir adam, etrafında ve üzerinde düzenli sıralar halinde yüzen çok sayıda küçük kırmızı bomba uçuyor. Arka planda girdaplı bir gece gökyüzü, yıldızlar, bir hilal ve zeytin ağaçları ile buğday tarlaları görülüyor. Renkler canlı sarılar, derin maviler ve kırmızıların kontrastıyla dolu.

Hayatta Kalmanın Yarattığı Vicdansızlık

Mesut ŞENOL’dan Hayatta kalma güdüsünün ve siyasi manipülasyonların vicdanı nasıl devre dışı bıraktığını, ötekileştirme kavramı üzerinden sosyolojik bir metin.
stediğiniz görsel metinleri aşağıdadır: Alt Text (Alternatif Metin): Aziz Nesin'in elinde bir çay kasesi tutarken resmedildiği sanatsal bir kara kalem illüstrasyonu. Yazarın boynunda kalın bir atkı, üzerinde bir ceket bulunuyor; yüzünde hafif, bilge bir gülümseme hakim. Arka plan yumuşak kömür kalem gölgelendirmeleriyle belirsizleştirilmiş.

Aziz Nesin Çok Üzülmüştü

Savaş ÜNLÜ’den Aziz Nesin’in 1992 Akşehir ziyaretinde bakımsız bir mescide sahip çıkış hikâyesi ve Madımak katliamına uzanan süreçte gerçeklerin çarpıtılmasına dair çarpıcı bir metin.
Kara kalem veya kömür kalem tarzında çizilmiş sanatsal bir illüstrasyon. Ön planda, elleri ceplerinde, takım elbise üzerine palto giymiş, bıyıklı ve ciddi ifadeli bir adam duruyor. Arkasında, eski ve yıpranmış binaların bulunduğu bir İstanbul sokak manzarası, sağ tarafta dokulu bir taş duvar ve sol tarafta bir at arabası seçiliyor. Arka plandaki binalar ve sokak dokusu detaylı çizim çizgileriyle oluşturulmuş.

“Arkadaş Islıkları” Üzerine

Enver KARAHAN’dan Orhan Kemal’in “Arkadaş Islıkları” romanı üzerine, gençlik, avarelik, aşk ve toplumsal dönüşüm temalarını irdeleyen derinlemesine bir edebi inceleme.