KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Edebiyatın mutfağına, kuramına ve eleştirisine dair bakışlar.

KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Kolektif Bellek

Açık mavi bir arka plan önünde mürekkep lekeleri ve çizimlerle oluşturulmuş kır çiçekleri, detayında sarı pencereli soyut mimari dokular olan illüstrasyon.

Fazlalıkların Azalttığı Bir Şiir

Bünyamin DURALİ, Serdar Koçak’ın “hal-ü etvar” başlıklı şiirinden yola çıkarak günümüz “merkez şiir” anlayışını ve bu anlayışın ürettiği estetikten uzak, özen gösterilmemiş metinleri sert bir dille eleştirmektedir.
Hafifçe sağa bakan, kısa saçlı, polo yaka tişörtlü ve kot pantolonlu orta yaşlı bir adamın detaylı kara kalem çizimi. Arka planda palmiye ağacı gövdesi ve çalıların arasında oturan silik bir figür görülüyor.

Nurhayat Teke ile Söyleşi / Yorum

NURHAYAT TEKE ile SÖYLEŞİ / YORUM köşesinin bu bölümünde, İdris Kenç’in Bir Nefeslik Zaman adlı eseri; zaman, ölüm, kader ve insan belleğinin varoluşsal sınırları ekseninde derinlikli bir çözüme kavuşturuluyor.
Alternatif Metin (Alt Text) Yunan mitolojisinden bir gemi sahnesini betimleyen yatay illüstrasyon. Kırmızı dalgalı bir denizde, koyu kahverengi yelkeninde dikey olarak Antik Yunan alfabesiyle "ODYSSEIA" yazan ahşap bir gemi yer alıyor. Geminin etrafında uçan yarı kuş yarı insan Sirenler, denizden çıkan devasa ahtapot kolları, sol tarafta volkanik bir ada ve arka planda stilize bulutlar göze çarpıyor.

Epik Anlatının Derinliklerinde

Erinç BÜYÜKAŞIK’ın bu kapsamlı incelemesi; Homeros’un İlyada ve Odysseia destanlarını sıradan birer kahramanlık macerası olmanın ötesine taşıyarak edebiyat, tarih ve psikolojinin kesişim noktasında ele alıyor.
Ağustos Böceği ve Güneş Tutulması İllüstrasyonu

Ağustos Böceğine Haksızlık mı Ediyoruz Acaba?

Seyhan Can’ın yazısı Ezop’tan La Fontaine’e ve Orhan Veli’nin çevirisine uzanan klasik hikâyenin perde arkasındaki trajik doğa gerçeğini gözler önüne seriyor.
Geleneksel Japon tarzı ahşap baskı (ukiyo-e) usulüyle resmedilmiş; kar kaplı dağların ve geleneksel evlerin önünde teraslı tarlalar üzerinden uçan beyaz turnaların yer aldığı yatay manzara görseli.

Yazarlar Tarafından Washi Kâğıdı Olarak Şekillendirilen Edebiyat

Lucia Cupertino’nun kaleme aldığı bu deneme, Japon sanatçı Ayumi Shibata’nın narin washi kâğıdıyla kurduğu büyüleyici dünyalardan yola çıkarak edebiyatın, imgelem ve gerçeklik üzerinden yeni evrenler inşa etme gücünü sorguluyor.
Yordanka Beleva’nın Keder Kitabı İncelemesi İçin Kolaj Görseli

Hayatın Kırışıklıkları: Yordanka Beleva ve “Keder”

Turan HORZUM, Sait Faik ve Raymond Carver’ın izlediği minör ve sıradan anların büyük kırılmalarını yansıtan modern öykü geleneğini, Bulgar yazar Yordanka Beleva’nın Keder adlı kitabı üzerinden inceliyor.
Güneşi Boyayanlar ve Doğa İllüstrasyonu

Kırılma Noktaları

M.Ali GÜNER, hayatın kalıplarına ve başkalarının doğrularına boyun eğmek yerine kendi iç sesini dinlemeye cesaret eden bir insanın esneme, dönüşme ve büyüyü yeniden keşfetme hikâyesini anlatıyor.
Gözlüklü ve kısa saçlı bir kadının tebessüm ettiği, yatay formatta hazırlanmış kara kalem portre çizimi.

Nurhayat Teke ile Söyleşi / Yorum

Eğitimci, şair ve editör Nurhayat TEKE’nin yazar Zerrin OKTAY ile Cemal Sami romanı üzerine gerçekleştirdiği bu derinlikli söyleşi; bireyin doğadan kente uzanan varoluş serüvenini masaya yatırıyor.
Yıldızlı gece gökyüzünün altında, çimenlik bir alanda duran ve arkasından göğe doğru alev ve bulutlar yükselen takım elbiseli bir adamın yatay çizim tablosu.

Lilura Üzerinden Ayhan’la Dertleşme Denemesi

Hayrettin GEÇKİN, Ayhan Genç’in Lilura -İçimdeki Lirik Şarkı adlı eseri üzerinden şekillenen bu metinde; çocukluk anılarına dönüşler, şiir yolculukları, toplumsal acılar ve direnç temaları eşliğinde şairle adeta dertleşmektedir.
Harita Üzerinde Toplantı Masası ve Sandalyeler

Dip Seslenmeleri

Gürbüz DEMİR’in bu deneme seçkisi; tarihsel vicdan muhasebelerinden gündelik hayatın yozlaşmasına, usta-çırak ilişkisini yitiren modern dünyanın çıkmazlarından samimi dostluklara ve faşizmin absürt yüzüne kadar geniş bir yelpazeyi ele alıyor.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü Temalı Edebi Kolaj

Çağa Düşenler: Modernite ve Kurgusal Mahkûmiyet

Erinç BÜYÜKAŞIK’tan Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ile İhsan Oktay Anar’ın Puslu Kıtalar Atlası romanlarını “çağa düşme” ve fırlatılmışlık ekseninde karşılaştıran bu kapsamlı inceleme.
Bulmaca Zihin

Post-truth,  Onur ve Algoritma

Havva AĞRAL, “Post-Truth, Onur ve Algoritma” başlıklı yazısında; hakikatin duygularla gölgelendiği, algoritmaların insan onurunu ve zihnini manipüle ettiği dijital çağımızı sinemadan tarihe uzanan güçlü referanslarla masaya yatırıyor.
Bir kafede masada oturan, saçları bir gözünü kapatacak şekilde düşmüş ve gülümseyen bir kadının detaylı kurşun kalem çizimi.

Nurhayat Teke ile Söyleşi / Yorum

Nurhayat TEKE’nin hazırladığı bu çarpıcı söyleşide, çağdaş Türk şiirinin özgün seslerinden Ayfer KARAKAŞ’ın varoluş sancılarını, içsel parçalanmaları ve dilin sınırlarını zorlayan poetikasını masaya yatırdığı Dirilerin Yası kitabı tüm derinliğiyle ele alınıyor
Görsel, retro ve sürrealist dijital kolaj tarzında hazırlanmış geniş açılı yatay bir kompozisyondur.

Tayyareyle Atina, Oradan da Girit…

Seyhan CAN’ın kalemiyle “Tayyareyle Atina, Oradan da Girit…”, Ege’nin mavi sularında yankılanan kadim mitlerin, ortak Akdeniz kültürünün ve mübadeleyle bölünmüş ortak bir coğrafyanın izini süren samimi bir gezi yazısıdır.
Rönesans'ın ve Özgürlüğün Aydınlığı

Rönesans’ın Çok Boyutlu İnsanı 

Mesut ŞENOL’un kaleme aldığı bu yazı, Rönesans’ı yalnızca klasik kültürün canlanması olarak değil, insanın çok boyutlu bir varlık olarak yeniden keşfedildiği derin bir zihniyet dönüşümü şeklinde ele alıyor.
Gözlüklü, kır saçlı ve sakallı bir erkeğin duvardaki soyut motifler önünde yukarıya doğru baktığı kara kalem portre çizimi

Nurhayat Teke ile Söyleşi / Yorum

İlkay COŞKUN’un Havamız Olsun adlı eseri, hava, su ve mevsimler gibi doğa unsurlarını yalnızca fiziksel birer gerçeklik olarak değil; insanın iç dünyasını, ahlaki duruşunu ve varoluşsal arayışını anlamlandıran çok katmanlı metaforlar olarak ele alıyor.
Metne Dönüşen El

İç Sesten Toplumsal Duyarlılığa Yolculuk

Mesut ŞENOL, bu denemesinde edebiyatçının içsel dünyası ile toplumsal sorumluluğu arasındaki hassas dengeyi masaya yatırıyor.
Yatay Düzenlenmiş Mitolojik ve Doğa Temalı Panoramik İllüstrasyon

Karanlığın İlk Sesi: Anlatının Doğuşu Üzerine

Erinç BÜYÜKAŞIK, anlatının kökenini saf bir yaratılış coşkusundan ziyade insanın kaosla kurduğu ontolojik bir pazarlık ve yas tutma biçimi olarak ele alıyor.
Detaylı kara kalem çiziminde, koyu renk gömlek giymiş ve kolları kavuşturulmuş bir erkek figürü, sonsuz gibi görünen ve tavana kadar uzanan antika kitap raflarının önünde duruyor. Arka plandaki kütüphane, çizimin sağ tarafına doğru yatay olarak genişletilmiş ve yumuşak bir şekilde detaylandırılmış. Figürün yüz ifadesi ve duruşu orijinal fotoğraftakiyle aynı; arka plandaki aplik lambalar da çizimde mevcut. Çizim, dokulu kağıt üzerine yapılmış yüksek kaliteli bir grafik çalışma izlenimi veriyor.

Nurhayat Teke ile Söyleşi/ Yorum

Nurhayat TEKE’nin yazar Engin KÜKRER ile gerçekleştirdiği bu derinlikli söyleşi; sıkışmışlık, yabancılaşma ve varoluşsal gerilim ekseninde şekillenen “Kulübedekiler” adlı öykü kitabının arka planını gözler önüne seriyor.
Yatay İllüstrasyon: Nehirde Kürek Çeken Kişi

Poetik Okumalar

Yazar Bünyamin DURALİ’nin şiir, ideoloji ve edebiyat gelenekleri üzerine kaleme aldığı bu düşündürücü metin; şiirde dogmatik ve sekter yaklaşımları eleştirirken, farklı dünya görüşlerine sahip şairlerin eserlerine karşı geliştirilmesi gereken estetik ve kapsayıcı yaklaşımın altını çiziyor.
Bir gölge figürün, diğerine mavi-beyaz bir maske uzattığı an.

Dorian Gray’in Portresine Jungiyen Bir Bakış

Cihat YILDIZ, bu yazısında Oscar Wilde’ın başyapıtı Dorian Gray’in Portresi, Carl Gustav Jung’un psikoanalitik arketipleri ışığında incelendiğinde, estetik bir romandan öte, insan psişesinin derinliklerindeki trajik bir bölünmenin hikâyesine dönüştüğünü vurguluyor.
Kral Kuşun Yuvası

Zihindeki Çakıl Taşı

Havva AĞRAL’ın bu metni, yokluk, pedofili, çocuk istismarı ve savaş gibi insan zihnini derinden sarsan ağır toplumsal meselelerin sinema, edebiyat ve gerçek dünya ekseninde ele alıyor.
Rıfat Mertoğlu - Kara Kalem Portre

Nurhayat Teke ile Söyleşi/ Yorum

Rıfat MERTOĞLU’nun hafıza, acı, sürgün ve dengbêjlik geleneği ekseninde şekillenen romanı Dengbêjin Dönüşü, Nurhayat Teke’nin kaleminden derinlemesine bir söyleşi ve incelemeyle ele alınıyor. Eserdeki bireysel ve toplumsal katmanların, modern insanın yabancılaşmasının ve “söz”ün iyileştirici gücünün masaya yatırıldığı bu çalışma, okuyucuyu hem hüzünlü hem de direniş dolu bir kültürel hafıza yolculuğuna davet ediyor.
Bu görsel, zengin dokulu bir baskı ve illüstrasyon tarzında oluşturulmuş, antik Pers saray sahnesini betimleyen geniş bir panoramadır. Geleneksel saray salonu, üstte kanatlı boğa ve servi ağacı rölyefleriyle süslü ve sütunlu bir mimariye sahiptir. Zemin, karmaşık desenli zengin kırmızı ve mavi halılarla kaplıdır ve halıların üzerinde altın paralar ile fildişi törensel içki boynuzları (rhyton) dağınık halde durmaktadır.

Kaosun Bahçıvanı

Erinç BÜYÜKAŞIK’ın bu yazısında; Gılgamış Destanı’nın mitolojik ve teolojik köklerinden Enuma Eliş’in kozmik savaşlarına, Çatalhöyük’ün evcil ekonomi ile yabanıl sembolizm arasındaki çelişkili yapısına insanlık tarihinin en kadim anlatıları, mitleri ve inanç sistemleri antropolojik, felsefi ve edebi bir perspektifle ele alınmaktadır.
Zamanın Ötesine Yükseliş

Tanpınar’ın Gözüyle Şair

Bünyamin DURALİ, bu metninde edebiyat eleştirisinde yapıt ile yazarın kişiliğinin kesin çizgilerle ayrılması gerektiğini irdeliyor.
Dr. Lera Boroditsky, sahne perdesi önünde, siyah giysiler içinde, elleri çırpma veya anlatma pozisyonundayken ve mikrofon önündeyken görüldüğü renkli kalem çizimi.

Dil, Düşünce ve Kültür Üstüne

Mesut ŞENOL’un çevirdiği Dr. Lera Boroditsky ile gerçekleştirilen bu röportaj; dilin düşünce, hafıza ve kültür üzerindeki derin etkilerini bilişsel bilim ve dilbilim penceresinden ele alıyor.
Andrei Tarkovsky Portre Çizimi

Saf İyiliğin Dışlanmışlık Tarihi

Cihat YILDIZ, Andrei Tarkovsky’nin Nostalghia (1983) filmindeki sarsıcı “Bir Delinin Haykırışı” sahnesini odağına alan bu yazı, Domenico karakterinin modern dünyaya yönelttiği felsefi eleştirileri ve onun “deli bilge” kimliği üzerinden toplumsal duyarsızlığı derinlemesine irdeliyor.
Birleştirilmiş kağıt parçalarından yapılmış, detaylı bir kolaj çalışması olarak tasarlanmış tek bir papatya çiçeği. Çiçeğin beyaz ve pembe tonlarındaki yaprakları, çeşitli eski kitap sayfalarından ve yıpranmış kağıtlardan kesilmiş metin ve görsel parçalarından oluşuyor. Merkeze doğru, yapraklar yanmış, buruşmuş ve yırtık dokular gösteriyor. Belirgin ve dokulu sarı bir polen diski, kahverengi tonlarındaki kağıtların katmanlarıyla çerçevelenmiş. Sağ alt tarafta, çiçek başının hemen altında, dokulu bir yeşil yaprak yer alıyor. Tüm çalışma, temiz ve dokulu bir krem rengi kağıt arka plan üzerinde merkezlenmiş.

Lirdemeti Üzerine Söylenmiştir

Hayrettin GEÇKİN’in şiir evrenine ve içsel yolculuğuna ışık tutan Lirdemeti, okuru vicdanın, acının ve hayatı yeniden kurma çabasının izinde derin bir sorgulamaya davet ediyor.
Yüklenen fotoğrafın ayrıntılı bir karakalem çizimi. Görselde, hafif sağa dönük duran, kısa saçlı ve sakallı bir adamın portresi yer almaktadır. Üzerinde deri bir ceket ve kazak bulunmaktadır. Çizim, orijinal fotoğrafın yatay formatına uygun olarak siyah ve gri kurşun kalem tonlarıyla kağıt üzerinde detaylı gölgelendirmelerle yapılmıştır.

Nurhayat TEKE ile Söyleşi/Yorum

Nurhayat TEKE’nin konuk ettiği şair Arif Onur Solak ile gerçekleştirilen bu söyleşi, Ecza Deposu kitabının şiir evreni üzerinden modern insanın içsel dağınıklığını, geç kalmışlık duygusunu ve çağın politik gerçekliklerini ele alıyor.
lk Çağ Filozofu ve Felsefi Kompozisyon

Eğitimin Dünü, Bugünü

Fatih OTO’nun kaleme aldığı bu kapsamlı metin, felsefenin İlk Çağ’da ortaya çıkışından başlayarak Thales, Pisagor, Sofistler, Sokrates ve Aristoteles gibi temel figürlerin düşünce sistemleri üzerinden aklın, bilginin ve ahlakın gelişimini inceliyor.
Edebi Eser ve Portre Kompozisyonu

Nurhayat Teke ile Söyleşi/Yorum

Nurhayat TEKE’nin İlhami Sidar’la gerçekleştirdiği bu kapsamlı söyleşi; yazarın Bizi Tüketen Ateş adlı romanının arka planını, savaş ve aşk metaforlarını, hafıza-mekân ilişkisini ve çok dilliliğin karakter dünyasına etkilerini derinlemesine masaya yatırıyor.
John Steinbeck Portresi ve Gazap Üzümleri Temalı Çizim

John Steinbeck: İnsan Onurunun ve Umudun Evrensel Yazarı

Filiz CİVANER’in kaleme aldığı bu özgün edebiyat denemesi; John Steinbeck’in Gazap Üzümleri, Fareler ve İnsanlar ve Cennetin Doğusu gibi ölümsüz eserleri üzerinden yazarın insan onuruna, umuda ve doğaya bakışını derinlemesine inceliyor.
Deniz Göktaş - "Ölü Deniz" Stand-up Gösterisi Pastel Boya İllüstrasyonu

Politik Hiciv ve “Ölü Deniz” İzdüşümleri

Erinç BÜYÜKAŞIK, bu yazısında Deniz Göktaş’ın “Ölü Deniz” (2026) adlı stand-up gösterisini inceleyerek, Türkiye’deki politik mizahın geleneksel hiciv çizgisinden sıyrılıp siyasetin bireyin gündelik hayatına, psikolojisine ve bedenine sızan etkisini ele aldığını belirtmektedir.
Pastel Tonlarda Katmanlı Profil İllüstrasyonu

Dil Bağı mı, Kan Bağı mı?

Emin SALMAN’ın kaleminden dilin, sözcüklerin ve kelamın insan varoluşundaki mutlak gücünü, mülkiyet ve inanç kıskacındaki toplumsal açmazlar üzerinden sorgulayan derinlikli bir felsefi anlatı.
Beyaz kürk kapüşonlu örgü bir kazak giyen, uzun koyu saçlı genç bir kadının siyah-beyaz kara kalem portre çizimi. Sağ eliyle saçını düzeltiyor ve doğrudan kameraya bakıyor. Arka planda yumuşak, bulanık gölgeleme var.

Şair ve Korkuları

Nurhayat TEKE kaleme aldığı röportaj ışığında “Şair ve Korkuları” izleğiyle Onur AKYIL’ın şiirindeki kavram dünyası, şair ve okurun edebiyat dünyasındaki konumu radikal bir biçimde sorguluyor.
Çok katlı, kare formunda sarmal bir merdiven boşluğundan yukarı doğru bakış açısıyla çekilmiş siyah-beyaz bir sürrealist fotoğraf. Her katın korkuluklarından aşağı doğru bakan çok sayıda üniformalı kadın (hemşire veya öğrenci) yer alıyor. En üstteki kare boşluğun merkezinde ise gökyüzü yerine aşağıya doğru bakan devasa, illüzyonist bir göz illüstrasyonu görünüyor. Duvarlarda klasik kabartmalar ve posterler asılı.

Cesur Yeni Dünya Üzerine Bir İnceleme

Ruşen Doğan NAR’ın bu metni, distopya türünün asıl amacının geleceği tahmin etmek değil, muhtemel felaket senaryolarına karşı toplumu uyararak önlem alma motivasyonu sağlamak olduğunu vurguluyor.
"Ünlü yazar Yaşar Kemal'in, Vincent van Gogh'un post-empresyonist resim tarzında yapılmış canlı renkli bir portresi. Arka planda parlak, spiral şeklinde dönen sarı bir güneş, gökyüzünde dalgalı mavi fırça darbeleri, pamuk kozaları ve kırmızı gelinciklerle dolu Çukurova tarlaları ile selviler yer alıyor."

Çukurova’da Edebiyatın Tadı

Levent ARIÇ bu etkileyici yazısı, Homeros’tan Halikarnas Balıkçısı’na, Nâzım Hikmet’ten Ahmed Arif’e kadar uzanan zengin bir mirasla, Anadolu coğrafyasının toplumsal trajedilerini, köklü acılarını ve bitmek bilmeyen edebi bereketini gözler önüne seriyor.
Sevgi Soysal'ın daktilo başında yazı yazarken çekilmiş siyah beyaz fotoğrafı şeklinde yazılmalıdır.

1950-1980 Türkiyesi’nde Bir “Sivil Hafıza” Arayışı

Erinç BÜYÜKAŞIK, bu makalesinde, Türkiye modernleşmesinin en sancılı kesiti olan 1950-1980 dönemini, devletin monolitik ve doğrusal ilerleme söyleminin ötesine geçerek sivil bir perspektifle masaya yatırıyor.
Koyu yeşil-mavi renkli bir yazı tahtası önünde duran ve elindeki tebeşirle beyaz bir kuş yuvasından çıkan ipi takip ederek tahtaya çizimler yapan bir adam. Tahtanın her iki yanında jeolojik katmanlar, kalpler, denklemler, kimyasal formüller, haritalar ve felsefi semboller yer alıyor.

Poetik Notlar

Bünyamin DURALİ’nin “Poetik Notlar” başlığı altında bir araya getirdiği bu üç parçalı metin, toplumsal yozlaşma, mekanikleşen sanat algısı ve edebiyat dünyasının etik sınırları üzerine inşa edilmiş sarsıcı bir eleştiridir.
an Gogh'un post-empresyonist tarzında, kalın fırça darbeleri ve canlı renklerle yeniden yorumlanmış yatay Victor Hugo anma afişi. Merkezde Victor Hugo portresi, arka planda sarı buğday tarlaları ve dönen girdaplı mavi gökyüzü, yanlarda ise yazarın hayatından tarihler ve eserlerinin isimlerini içeren dekoratif madalyonlar yer alıyor.

Bir Trajedinin Romanı

Enver KARAHAN’ın bu yazısı; Notre Dame’ın Kamburu romanını sadece bir aşk ve dram hikayesi olarak değil; mimari, kader, toplumsal ikiyüzlülük, adalet ve bastırılmış duygular ekseninde ele alan edebi bir incelemedir.