Başkasının Hikayesi

Okuma Süresi: 3

Yazarla Tanış

"Karlı bir alanda atının yanında duran, atkılı ve güneş gözlüklü, gülümseyen kıvırcık saçlı bir kadının detaylı kara kalem portre çizimi."

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK

1976 İstanbul doğumlu Türk yazar ve öykücüdür. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler bölümü mezunudur. Edebiyat dünyasında Bir, İki, Üç, Tıp, Kadife, Babamın Ayakkabıları ve Aç Kapıyı gibi eserleriyle tanınan Dişiaçık, modern Türk edebiyatında öykü türünde eserler vermeye devam etmektedir.

Denizin mavisine kilitlenen bakışları, parmaklarının arasındaki sigara yere düştüğünde uyanmışçasına sağa çevrildi. Zifte dönmüş kahvesi soğumuştu. Yenisi için ise sıcak su yoktu.

Sağa dönen bakışları martılara simit atan kadına takıldığında, alaycı bir gülümseme yayıldı dudaklarına.

“Ne bu? Mutluluk oyunu mu?”

Sesli düşünmüştü ya, kadın oralı olmadı; duydu duymadı.

“İnsanların bu hâlleri delirtiyor beni!”

Adam yine sesli düşünmüştü. Yere düşen sigarasını aldı ve tekrar dudaklarına yerleştirerek yaktı.

“Her şey boktan!” diye seslendi denizin mavisine.

Martılara simit atan kadın, adamın yanına gelip oturdu; çantasından çıkardığı simidi uzattı.

“Sen de atmayı dene, rahatlarsın,” dedi biraz da çekine çekine.

Yine alaycı bir gülümsemeyle sigarasını içine çeken adam simidi aldı ve yemeye başladı.

“Açım!”

Ansızın bir kahkaha düşüverdi ikisinin arasına. İkisi de kendini tutamıyor ve savruk kahkahalarına engel olamıyordu. Dengenin bozulup her şeyin zıttına dönüştüğü zamanlardı.

Katıla katıla gülmenin göz kenarlarında yarattığı yaşlar, ağlamaya dönüşmüştü. İki elini de yüzüne dayayan kadın ağlıyordu; hem de hıçkıra hıçkıra.

Elinde bir parça simitle kalan genç adam orayı terk edemedi. Cebinden sigarasını çıkardı, yaktı ve ağlayan kadına uzattı.

“Bu da benden.”

Kadın, gözyaşlarının arasında sigarayı dudağına sıkıştırdı. Hem ağlıyordu hem gülüyordu. Sigarayı içine çekmesiyle yüzü, alabora olmuş bir teknenin çaresizliğine bürünmüşçesine kızardı.

Boğulurcasına öksürmeye başladı. Sanki biri ya da birileri boğazına sarılmış, nefes almasını engelliyordu.

Genç adam ne yapacağını şaşırdı. Sırtından tuttu, birkaç kere vurdu.

Genç kadının gözleri yuvalarından fırlayacakmış gibiydi. Zorlukla, “Su…” diyebildi.

Deniz kenarındaki simitçiden bir şişe su aldı, kapağını açtı ve genç kadına içirmeye çalıştı. Kadın biraz olsun rahatlamış gözüküyordu. Doğrularak gözyaşlarını sildi ve nefes aldı.

“Ben daha önce hiç sigara içmedim de!”

Kimisi çürük, kimisi düzgün dişlerini göstererek sırıtan genç adam; beklemediği bu cevap karşısında o alaycı ifadesini takınarak gülümsedi. Her ikisini de yeniden esir alan kahkaha dakikalarca gitmedi.

Sonra…

Yarım kalan simidi martılara atmaya başladı genç adam. Yeni bir sigara çıkardı cebinden. Yaktı ve kadına uzattı.

“Azar azar, ufak ufak çek içine. Hadi dene!”

Sırıtma sırası kadındaydı, dediğini yaptı.

Biri sigara içiyor, diğeri ise martılara simit atıyordu.

Bir ağız dolusu sessizlik yapışmıştı her ikisine de; ta ki güneş batıncaya ve yolları ayrılıncaya dek.

Genç kadın otobüse bindiğinde sahile kaydı bakışları. Bir başkasının hikâyesinde kaybolmuştu, kendi hikâyesinin ötesinde.

Genç adam ise vurdu adımlarını bir belirsizliğe, “Boktansın be hayat!” diye diye. Soğuktan üşüyen elleri cebine girdiğinde, simidin poşeti ilişti parmaklarına. Güldü yine o alaycı ifadesiyle. Bir an bile olsa sıyrılmıştı hikâyesinden, bir başka hikâyeye.

Arkasını döndü, sahile baktı. Simit poşetini tekrar cebine koydu. Gülümsedi ve sesli düşünmeye devam etti:

“Çok boktan ve çok güzelsin hayat!”

Yazarın Dünyasından

Antik Kent

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK’ın metni zihnin kurgusal yaratım gücü ile gerçekliğin yıkımı arasındaki gerilimi, antik bir kentin harabeleri üzerinden felsefi ve imgelerle dolu bir dille anlatmaktadır. Yazar, zihninde canlandırdığı kahramanları ve olay örgüsünü daktilosu aracılığıyla somutlaştırma çabasını, mekânın terk edilmişliği ve zamanın belirsizliğiyle harmanlayarak metaforik bir boyuta taşımaktadır.

Şişenin Dibi

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK’ın kaleme aldığı bu sarsıcı ve psikolojik derinliği yüksek öykü; alkolün sahte sığınağında geçmişiyle hesaplaşan Remzi adlı bir karakterin içsel çöküşünü, pişmanlığını ve vicdan azabını konu alıyor.

En Yeniler

Beyaz Kuş Tüyü

Fatma ALTUN

Dünyayı Görmenin Kılavuzluğu

Havva AĞRAL

Başkasının Hikayesi

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK