Sessizliğin İçindeki Adam

Berra HACISALİMOĞLU

Gecenin sessizliğini yırtan sağanak yağmur ve gök gürültüsü altında, her şeyi geride bırakmışçasına yürüyordu. Üstü sırılsıklam olmuş, hastalığın verdiği bitkinlikle parka girip ıslak bir banka oturdu. Islanan saçları yüzüne yapışmış, su damlaları paltosundan süzülürken yaşadığı tüm zorluklar zihninde birikti. Çaresizliğin içinde, bu soğuk bankta ne yapabileceğini düşünürken sanki hiçbir şey hissetmiyordu.

Yağmurun sesi dış dünyayı bastırsa da içindeki fırtınayı dindirmeye yetmiyordu. Gece ona hem bir sığınak hem de ağır bir yük gibi geliyordu. Bankta biraz daha yayıldığında omuzlarından süzülen soğuk damlalar boynuna ulaştı; titredi. Bu titremenin soğuktan mı yoksa ruhunu saran sıkıntıdan mı kaynaklandığını kestiremiyordu. Parkın loş ışıkları yağmurun altında buğulanmış, ağaçlar uzun gölgeleriyle onu izleyen sessiz tanıklara dönüşmüştü.

Kendini hiç olmadığı kadar yalnız hissederken, uzaktan yağmurun sesinden farklı bir gürültü duydu; ıslak zeminde ezilen bir şeyin çıtırtısı ve ardından gelen derin bir nefes sesi… Karanlığın içinde birinin onu gözetlediğini fark ederek başını kaldırdı. Parkın girişinde, boşluğun ortasında bir gölge belirdi. Rüzgâr yön değiştirince kısa bir anlığına bir paltonun kenarı göründü ve tekrar karanlığa karıştı. Kalbi hızla atarken, bu gecenin sadece yağmurla değil, kendi kaderiyle yüzleşeceği o an olduğunu hissetti.

En Yeniler

Miskinler ve Kıyamet

Havva AĞRAL

Safiye Sultan

Meral Kutluğ İLSEVER

Gülten Akın’ın İlahiler’i Üzerine

Haden ÖZ