KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Edebiyatın mutfağına, kuramına ve eleştirisine dair bakışlar.

KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Kolektif Bellek

Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tablosu tarzında yapılmış, Bursa'daki tarihi Tophane Saat Kulesi'nin bir Post-Empresyonist yağlı boya tablosu. Sahne, sağda duran çok katlı, taş saat kulesini, merkezdeki büyük bir selvi ağacını, arka plandaki mor Uludağ'ı ve aşağıdaki ovaya yayılmış Bursa şehrini gösteriyor. Gökyüzü, ikonik dönen, girdaplı mavi, turkuaz ve violet fırça darbeleri ve parlak bir ayla (yıldız) kaplıdır. Ön plandaki terasın taş ve ferforje korkulukları, fırça darbeleriyle vurgulanmış dokuya sahiptir.

Velhasıl Bursa, Anılardan İbarettir

Seyhan CAN’dan Lâmiî Çelebi’den Tanpınar’a Bursa’nın edebi ve tarihi dönüşümü; yeşilin ve suyun şehri Bursa’nın anılara dönüşen hüzünlü hikâyesi.
Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tablosu tarzında yapılmış, kaotik ve kalabalık bir şehrin Post-Empresyonist yağlı boya tablosu. Sol tarafta uzun, çarpık, sienna ve ocher renkli binalarla dolu, hareketli, karanlık bir şehir caddesi görülüyor; caddede fırça darbeleriyle oluşturulmuş figürler, arabalar ve karmaşa hâkim. Sağ tarafta ise altın sarısı, dokulu bir buğday tarlası ve üzerinde tek bir, ateş benzeri kıvrılan koyu yeşil selvi ağacı yükseliyor. Şehir ve tarlayı, üzerinde fener tutan tek bir figürün durduğu kavisli bir köprü ayırıyor. Altında girdaplı, helezonlu mavi ve turkuaz bir nehir akıyor. Gökyüzü, Van Gogh'un ikonik dönen, helezonlu mavi ve turkuaz fırça darbeleri ve parlak aylarla kaplı. Renkler son derece canlı, doymuş ve fırça darbeleri belirgin.

Kente Dair Serzenişler

Ümit Ahmet DUMAN’dan kentli olmak” kavramına mahalle kültürünün gözüyle, ironik ve eleştirel bir bakış; modern şehir hayatı ile sokak alışkanlıklarının çarpışması.
Nazım Hikmet ve Suat Derviş'i bir arada gösteren nostaljik bir fotoğrafın kara kalem sanatsal illüstrasyonu. Solda Nazım Hikmet profilinden, sağda ise Suat Derviş ona dikkatle bakarken resmedilmiştir. Arka planda bir masa lambası ve iç mekân detayları yumuşak gölgelerle işlenmiştir.

Suat Derviş Öykülerinden Kadınlar ve Merhamet

Nalan ÇELİK’ten Suat Derviş öykülerinde kadın karakterler üzerinden merhamet kavramına dair Nietzscheci bir bakış açısı ve sınıfsal çelişkiler üzerine sorgulama.
Vincent van Gogh'un otoportresini Hokusai'nin "Büyük Dalga"sı ve Van Gogh'un "Yıldızlı Gece", "Buğday Tarlası ve Selviler" ile "Gelincik Tarlası" eserlerinin unsurlarıyla birleştiren, yatay formatta, canlı renkli, sürrealist bir yağlı boya tablo. Figürün yüzünün sağ tarafı, dalgalar ve Fuji Dağı ile kaplanmıştır; sol tarafta ise Yıldızlı Gece gökyüzü, selviler ve gelincik tarlası görülmektedir.

Vecd Geo Erh

Furkan KILIÇ’tan coğrafya, tarih ve vicdan üçgeninde insanın ontolojik esaretini sorgulayan; gerçek ahlakı ve özgürleşmiş bir bilinci arayan sarsıcı bir yazı.
Şair Haydar Ergülen'in Vincent van Gogh tarzında, yoğun ve kıvrımlı fırça darbeleriyle oluşturulmuş yatay bir yağlı boya portresi. Ergülen, çalışma masasında kitaplar ve kalemler arasında otururken betimlenmiş; arka plandaki pencereden Van Gogh'un "Selvi Ağaçlı Buğday Tarlası" eserini anımsatan bir manzara görülmektedir.

Birinci Yeni ve İkinci Yeni Şiiri Bir Olanaktır*

Haydar Ergülen söyleşisi üzerinden Türk şiir akımları, İkinci Yeni’nin imkanları ve şiirin toplumsal/evrensel yolculuğuna dair derinlikli bir bakış.
Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" eserini andıran, impasto tekniğiyle yapılmış yatay bir yağlı boya tablo. Dönen mavi gökyüzü altında, kırmızı bir nehir üzerinde yüzen beyaz bir kağıt gemi görülüyor. Geminin gövdesinde ve nehrin altındaki yansımasında Mavi Davut Yıldızı sembolü yer alıyor.

“Parmağında annemin yüzüğü, gömleğinin cebinde nar”

Nevin KOÇOĞLU’ndan Filistinli Fatima’ya yazılan mektupta; savaşın gölgesinde yitip giden hayatlar, dirençli anneler ve insanlığın utancına dair hüzünlü bir tanıklık.
Kırmızı loş bir odada, kapı eşiğindeki karanlık bir boşluktan bakan parlak kırmızı gözlü devasa bir gölge figür ve onun karşısında duran siyah takım elbiseli, tek gözü kırmızı parlayan bir adam.

Descartes’ın Şeytanı, Simülasyon ve Geçen Perşembe

Emrecan DOĞAN’dan Descartes’ın Şeytanı, Geçen Perşembecilik ve Simülasyon Teorisi üzerinden kurmacadaki “bir başınalık” kavramını ve gerçeklik algısını sorgulama.
Şahmaran figürünün Van Gogh tarzında, buğday tarlaları ve dönen mavi gökyüzü önünde betimlendiği, post-izlenimci bir dijital illüstrasyon.

Şahmaran Efsanesi Üzerine Arketipal Bir Etüt

Gökhan ÖZCAN’dan Şahmaran efsanesini Mircea Eliade ve Jung’un çalışmalarıyla inceleyen, sembolik anlamlar ve bireyleşme süreci üzerine arketipal bir etüt.
Nazım Hikmet'in Van Gogh'un post-izlenimci tarzıyla yorumlandığı, kalın fırça darbeleri ve dönen bulutlarla bezeli, manzara içinde geçen yatay bir portresi.

Nazım Şiirinin Poetik Gücü

Nuray Gök AKSAMAZ’dan Nâzım Hikmet’in diyalektik materyalizmle harmanladığı şiirsel devrimini, sanatsal evrimini ve gelecek güzel günlere olan sarsılmaz inancını keşfetmenizi sağlayan bir metin.
Düşünen bir adamın başından dumanlar, kağıt parçaları ve karahindiba çiçeklerinin yükseldiği, suluboya tarzında yapılmış sürreal bir illüstrasyon.

Düşünmeler, Denemeler

Emin SALMAN’ın kaleminden; toplumsal hafıza, sürgünlük, özgür düşünce ve geçmişin karanlığından geleceğe uzanan vicdani bir sorgulama.
Frankenstein'ın canavarını Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" stilinde betimleyen Post-Empresyonist yağlı boya tablosu. Canavar, ağır impasto fırça darbeleriyle, yüz hatlarındaki derin gölgeler ve boynundaki metal cıvata ile sağa doğru bakarken resmedilmiştir. Arka planda, gece gökyüzünde Van Gogh tarzı dönen mavi ve turkuaz girdaplar, parlak bir hilal ve yıldızlar görülmektedir. Tüm kompozisyon, sanatçının karakteristik enerjik ve dokulu fırça tekniğini yansıtmaktadır.

Bilimkurgunun Sıfır Noktası

Emrecan DOĞAN’dan Mary Shelley’nin “Frankenstein” eseriyle bilimkurgunun doğuşu, “yazsız yıl”ın ilhamı ve türün modern Prometheus ile başlayan tarihi yolculuğu.
Labirent benzeri geometrik desenli bir arka plan üzerinde, devasa siyah yüzleri sırtlarında taşıyan iki figürün tasvir edildiği sürreal bir illüstrasyon.

Eleştiri ve Kuram Üzerine

Fatih OTO’nun kaleminden; Platon’dan Marksist estetiğe edebiyat kuramlarının evrimi, sanatın hakikatle ilişkisi ve kurgunun işlevi üzerine bir analiz.
Vincent van Gogh'un post-izlenimci ve impasto fırça darbeleriyle oluşturulmuş, yatay formatta bir yağlı boya tablo. Eser, devasa bir kule saat mekanizmasının içini gösteren sanatsal bir kolaj ve manzara kompozisyonudur. Sol tarafta karmaşık metal borular, dişliler, merdivenler ve karanlık bir geçit yer alırken, sağda Van Gogh'un imza niteliğindeki girdaplı ve mavi tonlardaki 'Yıldızlı Gece' tarzında bir gökyüzü ile selvi ağaçları görülür. Saat mekanizmasının içinde, melon şapkalı ve takım elbiseli bir figür, küçük bir merdiven üzerinde durarak saat yüzünün çarklarıyla uğraşmaktadır.

Tarihin Tekeri

Mevlüt ASAR’dan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın sınır eleştirisinden yola çıkarak, ekolojik yıkım ve küresel sömürü kıskacında ulus devlet kavramının sorgulama.
Vincent van Gogh'un post-izlenimci tarzında, canlı sarı ve mavi girdaplarla dolu yatay bir yağlı boya tablo. Kompozisyonun merkezinde, elinde bir gözün yer aldığı çerçeveyi tutan figürler, eriyen bir saat ve parlayan bir hayat ağacı gibi sürreal semboller, Van Gogh'un imza niteliğindeki kalın fırça darbeleriyle resmedilmiştir.

Gündelik Hayatta Kadınlığın İzleri

Merve ÇOPURAOĞLU’ndan Peride Celal’in eserleri üzerinden kadının gündelik yaşamı, ev içi emek ve ataerkil düzene karşı verdiği sessiz mücadelenin edebi analizi.
Vincent van Gogh tarzında, kalın ve kıvrımlı fırça darbeleriyle yapılmış bir yağlı boya tablo. Sol tarafta, eli şakağında pürüzlü yüzlü, düşünceli bir adamın portresi yer alıyor. Arka planda tavana kadar uzanan kitaplıklar ve önündeki masada yığılmış kitaplar, açık bir defter, hokka ve tüy kalem bulunuyor. Tablonun sağ alt köşesinde "Van Gogh" imzası görülüyor.

Bir Kış Gecesi Okurunu Arayan Yolcu

Fatma ALTUN’dan Italo Calvino’nun başyapıtı eşliğinde okuma tutkusu, kitap seçme ritüelleri ve bir okurun kış gecesinde kendi yolculuğunu keşfetme serüveni.
Vincent van Gogh tarzında, yoğun ve kıvrımlı fırça darbeleriyle yapılmış bir yağlı boya tablo. Sağ tarafta, kırmızı çerçeveli gözlük takan kısa saçlı bir kadının portresi yer alıyor. Sol tarafta, bir oda içinde çarşafla örtülü antika bir kanepeyi gösteren bir kitap kapağı tasarımı görülüyor. Kapak üzerinde "AYFER TUNÇ", "OSMAN", "ROMAN" ve "CAN" logosu yazıyor.

Osman: Bir Hayatın Anatomisi

Bir kaza mı yoksa intihar mı? Münire ÖZGENCAN, Ayfer Tunç’un üçlemesini tamamlayan “Osman” romanındaki ruhsal çöküşü ve sosyal yıkımı irdeliyor.
Vincent van Gogh tarzında, kalın ve kıvrımlı fırça darbeleriyle yapılmış bir yağlı boya tablo. Sol tarafta, eli şakağında pürüzlü yüzlü, düşünceli bir adamın portresi yer alıyor. Arka planda tavana kadar uzanan kitaplıklar ve önündeki masada yığılmış kitaplar, açık bir defter, hokka ve tüy kalem bulunuyor. Tablonun sağ alt köşesinde "Van Gogh" imzası görülüyor.

“Başaran Kilimi”

Hatice ALTUNAY, Köy Enstitülü yazar Mehmet Başaran ile anılarını ve bir köy öğretmeninin edebiyat yolculuğundaki ilham dolu dokunuşunu anlatıyor.