KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Kurmaca dünyanın kısa soluklu ve çarpıcı yolculukları.

KOLEKTİFİ
EDEBİYAT

Kolektif Bellek

Van Gogh tarzında, kalın ve kıvrımlı fırça darbeleriyle resmedilmiş bir açık hava yüzme havuzu. Havuzun kenarında oturan yeşil mayolu bir kadın, yüzen insanlar, havuzun arkasında gür ağaçlar ve girdaplı, yıldızlı bir gece gökyüzü görülüyor.

Havuzlu Düşler

Turan HORZUM’dan İki kadının toplumsal baskılara rağmen yeşeren aşkını, bir çocuğun hüznünü ve aidiyet arayışını anlatan etkileyici bir modern zaman öyküsü.
Kafkaesk bir atmosferde, dar ve kanyon gibi binalarla çevrili, Arnavut kaldırımlı bir caddede yürüyen uzun bir asker kuyruğunun sepya tonlarında foto gerçekçi görüntüsü. Sol tarafta bir askeri jeep park halinde. Binaların üzerinde karmaşık yangın merdivenleri ve Türkçe tabela parçaları ("LORD", "FLARB", "FORMEN", "TİYATROSU") görülüyor. Cadde boyunca binalar sonsuzluğa uzanırken, gökyüzü kapalı ve baskıcı. Askerlerin yüzleri belirsiz, uniforma ve kaskları tek tip. Genel his; bürokratik baskı, sonsuzluk ve tecrit.

Teneffüs Arası

Sezai SARIOĞLU’ndan devrim kavramına adanmış bir ömrün şiirsel özeti: Hayal kırıklıkları, sadakat ve ideallerle örülü sarsıcı bir iç döküm ve çıraklık hikayesi.
Merkeze yerleştirilmiş, içinde parçalı bir kadın yüzü yansıyan oval altın bir aynayı tutan figürün, Van Gogh tarzında, kalın impasto fırça darbeleri ve dönen desenlerle yapılmış sürrealist yağlı boya tablosu. Figür, dönen sarı başak tarlaları, selvi ağaçları ve zeytin ağaçlarından oluşan geniş bir manzaranın ortasındadır; gökyüzü, devasa, dönen bir güneş ve bulut girdaplarıyla doludur. Aynadaki yansıma, Screenshot 2026-05-01 at 20.48.38.jpg'deki gibi, birden fazla mavi göz ve kırmızı dudağın geometrik olarak bölünmüş bir kolajıdır.

Görünmezliğin Anatomisi

Hanife Çiftçi’den sarsıcı bir içsel yolculuk: Görünmezliğin Anatomisi. Bedene yabancılaşma, varoluşsal sancılar ve hiçliğe duyulan derin bir özlem.
Pablo Picasso'nun kübist tarzında, minimalist bir illüstrasyon. Turuncu, gri ve toprak tonlarının hakim olduğu görselde; kendi yansımasına sarılan figürler, çatlayan bir kabuk metaforu ve zamanı simgeleyen saat ve rakam küpleri yer alıyor.

İçinden Geçiyorum Zamanın

Ebru Zeynep DİŞİAÇIK’tan İçsel bir uyanışın öyküsü: Kabuk değiştirme sancıları, aynadaki yansımalar ve ruhu sarmalayan turuncu bir samimiyet üzerine dokunaklı bir anlatı.
Vincent van Gogh'un post-izlenimci tarzında, kalın ve kıvrımlı fırça darbeleriyle yeniden yorumlanmış, iki küçük çocuğun yer aldığı yatay bir yağlı boya tablo. Çocukların yüzleri çiçek desenli kolajlarla gizlenmiş ve gökyüzü "Yıldızlı Gece" eserini andıran mavi girdaplarla doludur.

Solan Fotoğraftaki Bakış

Emin SALMAN’ın kaleminden; eski bir fotoğraftaki bakışla başlayan, aşkın, özlemin ve geçmişin kefaretinin sorgulandığı derin bir içsel yolculuk.
Arkasından görülen uzun siyah ceketli ve omuz çantalı bir adamın, soyut çizgili bir yüze sahip modern mimari bir duvara doğru yürüdüğünü gösteren minimal bir tasarım.

Şehrin Maskesi

Yusuf KARA’dan Flaneur’ün modern karmaşaya karşı rutinleri, maskeleri ve derin içsel dünyasıyla verdiği sessiz mücadelenin anlatısı.
Vincent van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tarzında, sarmal fırça darbeleriyle yapılmış sürrealist bir yağlı boya tablo. Ön planda, açık duran ahşap bir pencereye dayalı ip merdiven görülüyor. Pencerenin içinden, girdap gibi dönen karanlık mavi gökyüzü, yıldızlar ve hilalden oluşan "Yıldızlı Gece" manzarası görülürken; pencerenin dışındaki dünya, sol tarafta altın sarısı buğday tarlaları ve zeytin ağaçları, sağ tarafta ise sarmal koyu mavi gökyüzü ve dev bir selvi ağacı ile ikiye bölünmüş durumdadır. Resmin tamamı kalın, kıvrımlı impasto fırça darbeleriyle oluşturulmuş sürreal bir bütünlüktür.

Bulutlarda Yolculuk

İsmail MALATYA’dan hayalperest Şiir Sena’nın bulutların üzerinde geçen masalsı yolculuğunu ve doğayla iç içe yayla macerasını anlatan büyüleyici bir çocuk öyküsü.
"Vincent van Gogh'un 'Yıldızlı Gece' ve 'Buğday Tarlası' tablolarının tarzında yapılmış sürrealist bir yağlı boya tablo. Ön planda, siyah takım elbiseli, başının yerinde devasa, dairesel, kırmızı bir labirent bulunan bir adam figürü yer alıyor. Adamın sağ eli, labirentten çıkan kırmızı bir ipi tutuyor. Arka planda sarmal mavi gökyüzü, yıldızlar, hilal, selvi ağaçları ve çalışan figürlerin olduğu buğday tarlaları görülüyor. Tüm tablo, kalın impasto fırça darbeleriyle oluşturulmuş."

Sistemin Çarklarında

Aysu SEVTEKİN’den iş dünyasındaki liyakat, dürüstlük ve yozlaşmış düzen çatışması: yazarın usta anlatımıyla “Dursun”un sessiz direnişine sarsıcı bir sistem eleştirisi.
Vincent van Gogh'un ikonik Post-İzlenimci tarzında, kalın impasto fırça darbeleriyle resmedilmiş sürrealist bir yağlı boya tablosu. Giza piramitleri, Büyük Sfenks ve bir çölde yürüyen bedevi figürü, Van Gogh'un "Yıldızlı Gece" tablosunu andıran sarmal mavi gökyüzü, parlayan yıldızlar ve hilal ile birleştirilmiş. Gökyüzünde piramitlerin üzerinde beyaz, geometrik bir "Yaşam Çiçeği" sembolü yüzerken, çöl kumu sarmal girdaplar oluşturuyor. Sol tarafta zeytin ağaçları, sağda küçük bir kerpiç köy yer alıyor. Renk paleti canlı sarılar, altınlar, maviler ve yeşillerden oluşuyor.

Aklı Gidik Sfenks

Ruşen Doğan NAR’dan bir bilimkurgu öykü: maden kolonisi Mylov’da antik bir efsanenin hurdaya dönmüş yansıması: Sfenks androidi ve cahil mahkûm Azim’in ironik, düşündürücü sürgün hikâyesi.