Manifesto
Bugün hem İnsan hem de edebiyat, etrafı görünmez ağlarla, dijital ve zihinsel sınırlarla çevrili bİr labirentin içinde var olma mücadelesi verİyor. Eylül ayında, kurmacanın bu labirentle nasıl hesaplaştığını, onun sınırlarını nasıl genişlettiğini ya da kendi iç odalarına nasıl çekildiğini tek bİr odaktan inceliyoruz. Dijital Ağlar ve Okuma Ontolojisi: Hızla tüketilen parçalı metinlerin ortasında edebiyatın derinliğini koruma çabası, ekran ile sayfa arasındaki gerilim ve dijital çağda okurun yeni sınırları.
Metinlerarası Odalar ve Etkilenme Endişesi: Bir metnin, kendinden önceki yapıtların fısıltılarıyla kurduğu bağlar; yazarın kendİ sesini ararken geçmişin ustalarıyla girdiği estetik diyalog ve kurmacanın iç odaları.
Modern Hücreler ve Kentli Yabancılaşma: Gözetim toplumunun getirdiği yeni nesil yalnızlık, görünmez dijital ağların içindeki insan ve bu bunalımın psikolojik realizm ile güçlü bİr atmosfer eşliğinde anlatı dillerine yansıması.










